Anasayfa
Künye
İçindekiler
Merhabalık
Abonelik
Posta Kutusu
metafor: sözlü, yazılı, dijital kültürler dergisi / yıl bir / sayı üç-dört-beş / eylül 2bin4 - şubat 2bin5 Tasarım: © TURTA - Fatih Turanalp






Yolda olmayı hedefe varmaya, yürümeyi ulaşmaya tercih eden bir yanımız olmalı.

Kendimiz beğendik diye herkes beğenecek sanmamalı; kendimiz beğenmeden de başkalarına sunmamalıyız.

Herkes beğenmişse bile övgülerle sarhoş olmadan, daha iyisinin ‘ne olduğunu’ ve ‘nasıl olacağını’ yine biz bulmalıyız.

Biz okurken keyiflenmeyecek, heyecanlanmayacak, hiddetlenmeyecek, bilgilenmeyecek ya da arınmayacaksak başkası okurken etkilenecek sanmamalıyız.

*

Böyle böyle düşünürken işi büyüttük. Madem kültüre, sanata farklı bir pencere açalım, kadir kıymet bilelim, tarihe kayıt düşelim diyoruz; geçtiğimiz yıla da panoramik bir göz atalım istedik.

Unuttuklarımızı hatırlayalım, unutturulduğuna inandıklarımızı hatırlatalım dedik.

Önemliyken görmezden gelinenin altını çizelim, lüzumsuz yere yüceltilenin de bir nebze olsun üstünü örtelim diye yekindik.

Epey bir başlık belirledik. Hepsini uygun bir biçimde inceledik. Kimi soruşturma şeklini alıp çıktı karşımıza, kimi deneme kılığında. Kimisi baştan sona özgün bir araştırma olurken, bir kısmı da derinlikli bir derlemeye dönüştü. Öyle derlemeler oldu ki bazıları, değil Google, arama motorlarının feriştahı gelse çekip çıkaramayacağı bağlantıları kurdu ve sundu derlediklerinin arasından.

Hani unutkan milletiz, diye bir terane vardır ya, buna inanmıyoruz. Yani milletimizin unutkan olduğuna... Sadece hafızamız yeterince sık ve sağlıklı yenilenme imkânı bulamıyor, bizce. Hem ‘insan nisyan ile malûldür’ dememiş mi atalar? Bu insani bir zaaf iken, yani nisyan yani unutmak... Öte yandan unutturmak üzerine kurulmuş bir düzeneğin tam ortasında kıstırılmış modern insan, din/dil/ırk farkı gözetilmeden, nisyana mahkûm edilmiş değil mi zaten?

Biz unutmanın, unutabilmenin bir nimet, bir bağış olduğu durumları bir kenâre bırakıp unutmamamız ve unutturmamamız gerekenler üzerinden bir sayı yapalım istedik. İşin doğrusu bir sayı derken üç sayı olmuştu bile...

Üçü bir arada bu sayıları hazırlarken zihnimizin toparlanmakla kalmadığını, oldukça açıldığını da söyleyebiliriz.

Söyleyebiliriz dedimse nedenlerimiz var. Bu özel sayı bağlamında, kültür hayatımıza dair tespit ettiğimiz bazı eksiklikler var. Hepsini hemen şimdi burada sayacağım sanılmasın ama şu kadarını söylemeliyim, metafor, nasip olursa, bu ‘kültür, sanat, hayat’ projesine daha bir eğilecek. Bu işin üstüne düşecek. Gerisini okur bilecek.

Yeni sayılarda yeni haberler vermek üzere ayrılıyoruz sizden.

Esen kalın!.. [mehmet harmancı]
Mehmet HARMANCI

m.harmanci@metafordergisi.com